ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ


Günümüzde hala tartışmalı bir alan olan özel öğrenme güçlüğü 19.yy’ın başlarında ortaya çıkmıştır. Ancak yaygın kullanımı 1963’e denk gelmektedir. 1963’te Samuel A. Kirk tarafından ortaya atılmıştır.
Öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin belirli bir engeli olmamasına rağmen öğrenme sürecinde ciddi olarak zorlandıkları tespit edilmiştir.
Bugün Türkiye’de özel eğitim alanında özel öğrenme güçlüğü ile ilgili çalışmalarda istenilen noktaya gelinememiştir. Öğrenme güçlüğü tespit edilmeyen çocukların bir kısmı normal eğitim kurumlarında fark edilmeden eğitimlerini sürdürmeye devam etmektedir. Bir süre sonra eğitimde başarısız olmaktadırlar ve eğitimlerini yarıda bırakmaktadırlar.
Bir kısmı ise zihinsel yetersizliği olan öğrencilerle aynı sınıfta bulunmakta dolayısıyla istenilen verim alınamamaktadır. Özel öğrenme güçlüğü olan öğrencilerin başarılı olabilmesi için etkili öğretim yöntemlerinin kullanılması gerekir. Etkili öğretim yöntemi bulunduğunda çocukların bu yöntemlerle öğrendikleri ve yaşıtlarından geri kalmadıkları tespit edilmiştir.