ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ VE ÖZGÜVEN


Özel öğrenme güçlüğü denildiğinde akla bireyin akademik hayatında yaşadığı zorluklar gelse de bu zorluklar bireyin yaşamını farklı alanlarda da etkiler. Akademik alanda yaşadıkları olumsuzluklarla mücadele etmeye çalışırken kendilerini yetersiz hisseden çocuklar bu hissi genelleyerek bir bütün olarak kendilerini yetersiz görüp özgüvenlerini yitirebilirler. Özel öğrenme güçlüğü belirtileri gösteren bir çocuk okula başlayıp akranlarının olduğu bir ortama girdiğinde kendini onlarla kıyaslamaya başlar. Başkalarının kolaylıkla yapabildiği şeylerde kendinin zorlandığını gören çocuk olumsuz bir benlik algısına sahip olur. Bu aşamada bu çocuklar sosyal açıdan desteklenmelidir. Akranlar ve ailenin tutumu çocuğun geliştirdiği benlik algısında önemli bir yere sahiptir. Aynı şekilde öğretmen tutumunun da bu algıda etkili olduğunu gösteren araştırmalar bulunmaktadır. Çocuğun kendiyle ilgili olumlu bir algı geliştirebilmesi için ebeveynlerin ve ailelerin özel öğrenme güçlüğünün ne olduğunu bilmesi ve yaşadığı zorluklar karşısında çocuğa destekleyici mesajlar vermeleri önemlidir. Aynı şekilde okul ve aile arasındaki işbirliği ve iletişimin sağlam olması da çok önemlidir. Çocuğun güçlü yönleri ve başarılı olduğu alanlar tespit edilerek bu alanlara yönlendirilmelidir.

McMullen, R.C., Shippen, M.E., and Dangel, H.L. (2007). Middle school teachers’ expectations of organizational behaviors of students with learning disabilities. Journal of Instructional Psychology, 34(2), 75-80.
Undheim, A., and Sund, A. (2008). Psychosocial Factors and Reading Difficulties: Students With Reading Difficulties Drawn From A Representative Population Sample. Scandinavian Journal of Psychology, 49, 377–384.