Özel Öğrenme Güçlüğü Nedir?


Günümüzde özel öğrenme güçlüğü (ÖÖG) dinleme, konuşma, temel okuma, anlama, aritmetik hesaplama, matematiksel mantık kurma ve yazılı anlatım becerilerinin kazanılması ve kullanılmasında gecikme ya da bozulma ile kendini gösteren bir grup heterojen bozukluğu içeren bir terim olarak kullanılmaktadır (Asfuroğlu ve Fidan, 2016). ÖÖG’nin etkilediği alanlara göre üç türü bulunmaktadır. Bunlar; okuma güçlüğü (disleksi), yazılı anlatım güçlüğü ve matematik güçlüğü (diskalkuli) olarak listelenmektedir (Amerikan Psikiyatri Birliği, 2014). Bireyin özgün ve bilişsel alanda gösterdiği eksikliklerle belirli bir bozukluktur. Genel bilişsel işlevlerde bir sorun olmadığı halde çocuğun akademik başarısı ile ilgili ciddi düşüklük meydana getiren özgün durumlar için kullanılır. Tanı için özgül güçlükleri hedef alan sağaltım girişimlerine rağmen ilişkili belirti grubunun en az altı ay devam etmesi gereklidir. Bireysel uyarılmış başarı testleri ve kapsamlı klinik değerlendirilmelerle kesinleştirilen akademik beceri eksiklikleri kişinin takvim yaşının altındadır. Öğrenme güçlükleri okul yıllarında başlar. Bazı araştırmalara bakıldığında çocukların büyük bir çoğunluğunun ilkokul öğrencileri ile yapıldığını görmekteyiz. ÖÖG’nin genellikle ilkokul döneminde tanılandığı düşünüldüğünde bu beklenen bir durumdur (Balıkçı, 2017). Fakat erken müdahale yapılması ve erkenden bu belirtilerin incelenmesi için, çocukların okula başlamadan önce çalışmalar yapılması gerektiğini de belirtmeliyim.
Hallahan ve Kauffman’a göre öğrenme güçlüğü olan çocuk;
a) Akademik problemleri çözmek için gerekli stratejilere sahip olmayan, sahip olduğu stratejileri de kullanamayan,
b) Kendi yeteneklerine güvenemeyen,
c) Kendisine sunulan öğrenme için uygun stratejileri seçemeyen pasif bireydir (Akyol, 1997: 16).