ÖZEL ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ İLE İLGİLİ YANLIŞ BİLİNENLER


ÖÖG ilgili yanlış kanılar mevcuttur. Ayna yazısını tersten yazma, harf ya da kelimelerin yerini değiştirme durumunun yalnızca ÖÖG olan bireylerde görüldüğü görüşü bunlardan bazılarıdır. Oysa yazmayı yeni öğrenen her çocukta ayna yazısı yazma durumu ortaya çıkabiliyor. Ayna yazısı, yazmayla ilgili yeni öğrenilen döneminin olağan görüntülerinden biridir. Ancak bu dönemden sonra da sürerse, ÖÖG’den şüphelenilmesi gerekiyor.
ÖÖG’nin yaş ilerledikçe geçtiği düşüncesi de artık kabul görmüyor. Bozukluk yetişkinlikte de
sürüyor. ÖÖG olan bireylerin çoğu yetişkinliklerine kadar okumayı öğrenmiş oluyorlar, ancak yavaş
okuyorlar.
ÖÖG olan bireylerin ders yaparken çok çabuk sıkıldıkları en çok dile getirilen belirtilerden bir
tanesidir. “Çok zeki ama dersleri çok kötü, çabuk sıkılıyor.” Bu ailelerden ve öğretmenlerden çok sık duyduğumuz bir yorumdur. ÖÖG olan bireyin beyni, dikkat gerektiren faaliyetlerde, ÖÖG olmayan bireylerin beyninden daha fazla alanı çalıştırır. Bu nedenle, diğer bireylere göre daha çabuk yorulurlar.Yani onların sıkılma nedeni, yorulmalarıdır. Dolayısıyla dikkatleri de dağıldığı için öğrenmekte zorluk çekmekte ve sıkılmaktadırlar.
ÖÖG ilgili yanlış kanıların en önemlilerinden biri de bu bozukluğun zeka düzeyi yüksek
olanlarda görülemeyeceğine ilişkindir. Oysa ÖÖG olan çocuklar zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi
özel yetenekli de olabiliyorlar. Buna en önemli kanıt, ÖÖG olduğu bilinen bilim adamları ve sanatçılar:Albert Einstein, William ButlerYeats, George Patton, Harry Belafonte, Leonardo da Vinci,Auguste Rodin ve Cher gibi.
Yukarıdaki bulguların da ortaya koyduğu gibi ÖÖG bir hastalık değildir. ÖÖG olan çocuklar,
toplumların ilgilenip destek vermesi gereken farklı bireylerdend