ÖĞRENME GÜÇLÜKLERİNİN SINIFLANDIRILMASI


Günümüzde sayısız terim ve tanıma sahip olan öğrenme güçlüğünün DSM IV’deki
(Diagnostic and Statistical annual of Mental Disorders) tanımı şöyledir: “Çocuğun bireysel ve standart test uygulaması sonucunda saptanan okuma, matematik veya yazılı anlatımı, yazma, okuma durumu ve zekâ düzeyinden beklenen oranla oldukça düşüktür. Çocuğun öğrenme problemleri akademik başarısını veya okuma, matematik ya da yazma becerisi gerektiren günlük etkinliklerini olumsuz olarak etkilemektedir (Özsoy, Özyürek, ve Eripek, 1998). ABD’de 1968 yılında National Advisory Committee on Handicapped Children tarafLndan önerilen ve 1975 yılında özel eğitim yasasında (p.l.94–142) yer alan öğrenme güçlükleri tanımı ise şöyledir: “Belirgin öğrenme güçlüklerine sahip çocuklar terimi sözel ya da yazılı dili anlama ya da kullanmayla ilgili temel psikolojik süreçlerin bir ya da birkaçında bozukluklar olan; ve bu bozukluklara bağlı olarak dinleme, konuşma, okuma, yazma
Ya da matematiksel işlem yapma yeteneklerinde aksamalar görülen çocuklar anlamına gelmektedir.”(Özyürek, 2003).
“Yazılı ve sözlü dili anlamak ya da kullanabilmek için gerekli olan bilgi alma süreçlerinden birinde ya da birkaçında ortaya çıkan ve dinleme, konuşma, okuma, yazma, heceleme, dikkati yoğunlaştırma ya da matematiksel işlemleri yapmada yetersizlik nedeniyle bireyin eğitim performansının ve sosyal uyumunun olumsuz yönde etkilenmesidir.” (Tebliğler Dergisi, 2003).
Öğrenme güçlükleri değişik şekillerde sınıflandırılabilmektedir.
1. Okuma Bozukluğu (Disleksi): Bu bozukluk okurken atlama, anlamı bozma, yer değiştirme, yavaş okuma, heceleme, anlamama şeklinde görülen bozukluğu ifade etmektedir.
Disleksinin de iki farklı türü vardır:
a. Gelişimsel Disleksi: Herhangi bir zeka sorunu olmayan bir kişi okuma yeteneğini hiçbir zaman kazanamazsa veya çok geç ve yavaş kazanılırsa ve buna yol açan herhangi bir beyin hastalığı söz konusu değilse buna ‘Gelişimsel Disleksi’ denir.
b. Sonradan Edinilmiş Disleksi: Okumayı öğrenmiş kişilerde beyin hasarına bağlı olarak ortaya çıkan okuma güçlüğüne ‘Sonradan Edinilmiş Disleksi’ denir.
Okuma güçlükleri için nörologlar, aleksia terimini kullanmaktadırlar. Aleksia, daha çok kazanılmış bir bilginin yitimi anlamında kullanılırken disleksi ise okuma öğrenmesinin engellenmesi anlamlarını içermektedir.
2. Hesaplama Güçlüğü (Diskalkuli): Hesaplama zorluğu ve hesap yapma zayıflığı için kullanılan bilimsel kavramdır. Sağlık örgütü diskalkuliyi; genel zekâ noksanlığı ya da yetersiz eğitimden dolayı açıklanamayan hesaplama becerilerinin kısıtlanması olarak tanımlar. 3.Yazma Güçlüğü (Disgrafi): Yazma yeteneğinin kişinin zeka kapasitesinden ve eğitim düzeyinden daha düşük olma durumudur.
4. Başka Türlü Adlandırılamayan Öğrenme Güçlükleri: Bu gruptaki öğrenme güçlüklerinin temel özelliği akademik beceri bozukluklarının zeka geriliği, yetersiz eğitim ya da duygusal özürlerle açıklanmayan bozukluklardır (Bingöl, 2003; Ercan, 2001; DSM IV, 1994; Özsoy, 1998).