DİSLEKSİNİN ÇOCUKLARDA SEBEP OLDUĞU DUYGULAR


Disleksi dinleme, konuşma, okuma, yazma, akıl yürütme ve matematik
yeteneklerinin kazanılmasında ve kullanılmasında önemli güçlüklere kendini
gösteren bir öğrenme bozukluğudur. Çocuk yaşıtlarının yapabildiği bir şeyi yaşıtları
gibi yerine getiremediğinden artan bir öfke duymaya başlayacak ve kendini
diğerlerinin seviyesinden altta görmeye başlayacaktır. Dislektik çocuklarda çeşitli
duygulanımlar görülür. Dislektik çocuk endişe sahibi olabilir. Daha önce yerine
getiremediği bir görevi baz alarak tekrar başarısız olacağım hissi çocuğun kısır
döngüye girmesine ve sürekli endişe halinde olmasına yol açar. Öfke sahibi olan bu
çocukların öfkeleri zamanla kızgınlığa dönüşecek ve bu kızgınlıklarını veli,
öğretmen ve okula yönlendirecektir. Kızgınlığını okulda daha pasif (bir köşeye
çekilip oturma, küsme) bir şekilde yansıtırken, ailesine karşı kızgınlığını aktif bir
şekilde yöneltir. Ev ortamı bu kızgınlığı atması için çok güvenli ve elverişli bir yer
olduğundan açığa çıkarmayı tercih eder. Çocukta davranış değişiklikleri meydana
geldiğinde depresyon var mı yok mu diye bakılmalıdır. Bu çok nadir görülür ancak
dislektik çocuklarda değersizlik duygusu, düşük özgüven algısı çok yoğun olabilir
ve bunlar depresyon işin gereken alt yapıyı sağlarlar. Öğretmen, anne-baba olarak;
çocuğun birincil çevresindeki insanların dikkat etmesi gereken, çocuğun
duygularına kulak verip, duygusal ihtiyaçlarını belirlemeye çalışmak, duygularını
ifade etmede zorluk yaşayacağından duygularını nasıl anlatması gerektiğini
öğretmek, beklenmeyen bir davranışla veya düşük bir karneyle karşılaştığınızda
‘tembel’ gibi etiketlere uzak durmak, notlardan çok göstermiş olduğu çabanın önemli
olduğunu, başarmak için çabalamanın çok daha fazla olduğunu hissettirin.