DİSLEKSİ OLAN ÇOCUĞA NASIL YAKLAŞILMALIDIR?


Disleksi olan çocukların yetenekleri değerlendirilmeli ve bu alanlara yönlendirilmelidirler. Sanata, spora, bilime meraklı olan çocukların bu alanlara olan ilgisi değerlendirilmelidir. Çocuklar yapamadıkları şeyler için umutsuzluğa ve özgüven eksikliğine kapılmamaları için cesaretlendirilmeli ve takdir edilmelidirler. Öz benlik saygılarının düşmemesi için aşağılanmamalı ve ellerinde olmadan başaramadıkları konularda aileleri tarafından ötekileştirilmemelidirler. Bu çocuklar belirli bir özel eğitim sürecinden sonra akranlarının ve yaşıtlarının seviyesine yetişebilirler. Bu süreçte acele etmemeli, çocuğa zaman tanınmalı, kıyas yapmamalı, ödevlerde ve derslerde yardımcı olunmalıdır. Çocuk için ders çalışmak eğlenceli bir hale getirilmelidir. Çocuk, başaramadığı için zorlandığı ders çalışma eylemini bir ceza olarak algılamamalıdır. Bu noktada özel eğitim uzmanlarına ve evde ders çalıştıran kişiye ciddi sorumluluklar düşmektedir.

Okulda ve sınıfta, arkadaşları tarafından; evde ise ebeveynleri tarafından aşağılanan çocuk, geleceğe ve başarabileceğine dair umutsuzluk yaşar. Kendini beceriksiz olarak tanımlar ve öğrenme motivasyonu son derece düşer. Bunun önüne geçebilmek için çocuğun başarıları daima dillendirilmeli ve ödüllendirilmelidir. Çocuk kendini eksik ve yeteneksiz hissetmemelidir. Bu hem öğrenme süreci, hem de gelecekte özgüven sahibi bir birey olabilmesi için oldukça ciddi bir noktadır.