DİSLEKSİ İLE YAŞAMAK


Disleksi, Özel Öğrenme Güçlüğü adı altındaki alt başlıklardan biridir. Genel anlamıyla okuma ve öğrenme güçlüğü olarak bilinmekte ve genellikle okul çağlarında ortaya çıkmaktadır. Disleksiye sahip çocuklar; hece atlama, harfleri ve rakamları karıştırma, tersten okuma, yavaş okuma ve matematiksel becerilerin geriliği gibi belirtiler gösterirler. Özellikle matematik alanında yaşanan güçlükler “Diskalkuli” , yazma alanındaki güçlükler ise “Disgrafi” olarak adlandırılmaktadır. Disleksi yanlış bilinen diğer bir haliyle ilaç ile değil, özel eğitim, sabır, bol tekrar ve işbirliği yardımı ile düzelme göstermektedir. Disleksi tanısı alan bir çocuğun akademik başarısı için; okul müdürü ve öğretmeni, ailesi, özel eğitim kurumu ve çocuğun kendisi işbirliği halinde çalışmalıdır.

Disleksili çocuklar özel çocuklardır. Disleksinin yanlış bilinen bir diğer yönü ise zeka geriliği ile alakalı olduğudur. Dislektik bir bireyin, disleksi tanısı alabilmesi için zekasının normal ve üzeri değerde olması gerekmektedir. Bu dönemde çocuk kadar ailelere de çok iş düşmektedir. Aile sabırlı olmalı ve bu durumu öncelikle kabullenmelidir. Çocuk, diğer akranları ile kıyaslanmamalı, hataları değil, başarıları dile getirilmelidir. Çocuğa zaman verilmeli ve başarabileceğine inanılmalıdır. Disleksili çocuklar farklı metodlarla öğrenen çocuklardır. Her çocuk için öğrenme yöntemi farklıdır. Dislektik çocuklar ise bambaşka yöntemlerle öğrenirler. Bunun sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için mutlaka uzman bir özel eğitim merkezinden yararlanmak gerekmektedir.