DİSLEKSİ İÇİN SÖYLENMİŞ YANLIŞLAR


•Başarılı Bireylerin Disleksili Olma İhtimali Yoktur.
Eğer kişi okulda başarılı bir öğrenciyse disleksili olma ihtimali yoktur düşüncesi de
Başka bir efsanedir. Çünkü disleksinin okulda başarısız bireylerde oluşacağına olan inancın aksine bazı disleksili bireyler, yüksek oranda görevlerine yoğunlaşarak ve çok çalışarak okulda oldukça başarılı olabilirler ve başarılı bir eğitim hayatı geçirebilirler, hatta istedikleri mesleklere ulaşabilen bireyler olabilirler. Başarısından dolayı, okul hayatı boyunca tespit edilememiş ya da geç tespit edilmiş pek çok birey bulunmaktadır. Alfabetik düzeyde, problem yaşayan disleksili bireyleri tespit etmek daha kolayken ortografik açıdan problem yaşayan bireyleri tespit etmek daha güçtür. Sadece akıcı okuma problemi olan, fakat akademik olarak başarılı bir öğrenciyi tespit etmenin güç olması nedeniyle, toplumlarda böyle bir kanı oluşmuştur (Hultquist, 2006; Pumfrey ve Reason, 1991; Taylor ve Walter, 2003).
•Zekâ ile Disleksi Arasında Doğrusal Bir İli ki Vardır.
Zekâ ve disleksi arasında k r lan diğer ağ da disleksi hakkındaki efsanelerden biridir. Disleksili bireylerin bir tür zekâ geriliği yaşadıkları düşüncesi gerçeği yansıtmamaktadır. IQ testleri ve disleksi arasında bir bağ bulunamamaktadır. Bu nedenle bu testler, disleksi için bir kanıt olarak kabul edilmemelidir. Disleksili bireylerin arasında ortalama zekâ üstünde pek çok bireyin olduğu bilinmektedir. Kendi alanlarında zirvede olan başarılı pek çok kişi de disleksili bir birey olduğundan bahsetmektedir. Disleksinin görsel ve işitsel problemlerle bir alakasının olmadığı gibi, zekâ geriliği ile de alakası yoktur. Yapılan araştırmalar, farklı IQ seviyesindeki pek çok zayıf okuyucunun;imla fonolojik işlem, kısa süreli hafıza ve söz dizimi ile ilgili değerlerde eş değer zorluklar gösterdiğini ortaya koymuştur. IQ seviyesi daha yüksek olan zayıf okuyucular, IQ seviyesi düşük olan zayıf okuyuculardan, yapılan okuma değerlendirmelerinde ayrışmamıştır. Bu durum, zekâ ve disleksi ilişkisini daha açık ortaya koymakta ve disleksinin düşük, orta ya da yüksek IQ seviyesine sahip bireylerde de görülebilen bir problem olduğunu kanıtlamaktadır letcher ve diğ.,1994; Gus ve Samuelsson, 1999; Siegel, 1989; Stanovich, 1991; Thomson, 2003; Whyte, Curry ve Hale, 1985).
•Disleksi Toplumlarda Nadir Görülen Bir Durumdur.
Disleksinin toplumlarda sık görülmeyen nadir bir durum olduğu yargısı, disleksi hakkında yanlış bilinen diğer bir durumdur. Türkiye’de, ülke genelinde yapılan, disleksili bireylerin varlığına ilişkin bir çalışmanın varlığına rastlanılmamakla birlikte disleksinin dünyadaki ülkelerdeki varlığına göz atarak bu yargı hakkında daha net bilgi sahibi olunabilir. ABD’de öğrenme güçlüğü çeken bireyler %15-25’leri bulan bir orandadır. Bu öğrenme güçlüğü çeken bireylerin yaklaşık %80`inin ise disleksilidir (Lerner, 1989). Disleksinin; İngiltere’de görülme oranı %10 iken, Almanya’da bireylerin %5’inde, Polonya’da okul çağı öğrencilerinin %10-15’inde, Macaristan’daki öğrencilerin %7-10’unda, üç farklı okuma sistemi olan (Hiragana, Katakana, Kanji) Japonya’da ise okumada %1 oranında Hiragana, %2-3 oranında Katakana ve %5-6 oranında ise Kanji okuma sisteminde, Hollanda’da yaklaşık %10, Kuveyt’te ise %6.29 oranında disleksili bireylere rastlanmaktadır. Bu oranlara bakılacak olunursa, her ülkede ortalama en az %5 oranında disleksili birey bulunmaktadır. Yani her 5 kişiden 1’inin
kişinin disleksi olabileceği şeklinde düşünülürse, disleksinin toplumlarda nadir görülen bir durum olmadığı daha net bir şekilde anlaşılacaktır.
•Bir Birey Okuyabiliyorsa O Disleksili Olamaz
Okuyabilen bireylerin disleksili bir birey olamayacağı konusundaki inanış da yanlış bilinenler arasındadır. Disleksili bireyler kelimelerin şekillerini hafızaya alarak, tanıdık hikâyeleri ezberleyerek, ilk harflerden sonra tahminde bulunarak okuma yapma gibi farklı stratejilerle bir süreye kadar okuma yapabilmektedirler.Bu durumda, disleksi sadece okuma öğrenememe problemi olarak algılanmamalı disleksinin kişilerde farklı boyutlarda görülebileceği göz önünde tutulmalıdır. Örneğin, bazı disleksililer hiç okuyamazken bazıları okuya bilmekle birlikte okuduğunu anlayamamaktadır ya da kelimeleri karıştırarak okumaktadır.