DİSLEKSİ NEDİR ?

Disleksi, ilk kez İngiliz Doktor W.P Morgen tarafından 1896 yılında tanımlanmıştır. Morgen’a göre Disleksi”Doğuştan kelime körlüğüdür.”

İlk olarak yapılan bu tanımlamadan sonra günümüze kadar birçok disleksi tanımı yapılmıştır.

Avrupa Disleksi Derneğine göre disleksi tanımı “Disleksi;okuma,heceleme ve yazma becerilerini edinmede nörolojik kökenli bir farklılıktır.”

Disleksi, zeka düzeyi “normal veya normal üstü” olan,”okuma hızı,okuma kalitesi,okumayı öğrenme hızı,okuduğunu anlama- anlatma becerisi” yaşıtlarına ve zekasına kıyasla; beklenenin altında olan okuma bozukluğunun genel adıdır.

DİSLEKSİ BELİRTİLERİ NELERDİR ?

-Okumayı öğrenirken zorluk yaşama
-Okuma hızının beklenenin altında olması
-Yazarken harf atlama
– Bozuk yazma
-Okurken harf atlama
-Okurken kelimeleri değiştirerek okuma
-Okumakta zorlanma
– Yazarken zorlanma
-Harfleri birbirine karıştırma (b,d,p gibi)
-Rakamları ters yazma (3-6-9… gibi)
-“6-9″,”3-8″,7-4″ gibi rakamları birbirinden ayırt etmede zorluk yaşama
-Okuduğunu anlama ve anlatmada zorlanma
-Sıralı ezber gerektiren konuları ezberlemekte güçlük çekme.(Ayların sırası,haftanın günlerini sıralama)
-Çarpım tablosunu ezberlerken veya ritmik sayarken zorlanma
-Renkleri karıştırma
-Sağı solu ayırt etmekte zorlanma
– Kendini,bir konu hakkında fikrini iyi ifade etmekte zorlanma
-Toplama ve çıkarma işaretini karıştırma
-Ayakkabılarını bağlama gibi motor becerilerde zorlanma
-Okula gitmek istememe
-Yazarken sıra,satır atlama
-İmla kurallarını uygun yazmakta zorlanma
-Noktalı ve noktasız harfleri yazarken ve okurken birbirne karıştırma

DİSLEKSİ İLE İLGİLİ MİTLER VE GERÇEKLER

Mit: Disleksi görsel bir algı problemidir. Dislektik çocuklar ve yetişkinler harfleri ve kelimeleri ters görür ve yazarlar. Bir çocuk örneğin b ile d, p ile q gibi harfleri ters yazmıyorsa dislektik olamaz.

Gerçek: Çocukların bir kısmı dislektik olmasalar da yazmayı öğrenirken harfleri ters yazabilirler. Harfleri ters yazmak tek başına disleksinin kesin göstergesi değildir, bir çocuk yüksek derecede dislektik olabilir ancak harfleri ters yazmayabilir. (Kişisel ekleme: Uzmanlar farklı göstergeleri de dikkate alarak bu konuda daha sağlıklı bir değerlendirme yapabilir.)

Mit: Disleksi sadece erkeklerde görülür.

Gerçek: Disleksi hem erkek hem de kız çocuklarda görülebilir. 1990 yılında The Journal of American Medical Association dergisinde yayımlanan bir makale disleksinin kız ve erkek çocuklarda benzer oranlarda görülebileceğini ortaya koymuştur. Öğretmenleri tarafından değerlendirme için yönlendirilen erkek çocuk oranının daha yüksek olmasının, erkeklerin sınıf ortamındaki gürültücü ve gidişatı bozan davranışları sebebiyle problemlerin daha rahat farkedilmesi ile ilgili olabileceği söylenmiştir.

Mit: Eğer çocuğun okul performansı iyiyse, dislektik olamaz.

Gerçek: Bazı dislektik çocuklar okulda çok iyi bir performans gösterebilir. Bu öğrenciler oldukça sıkı/yoğun çalışır ve motivasyonları yüksektir; bilgilerini kullanmalarına ve göstermelerine yardımcı desteği almışlardır. Dislektik öğrenciler yoğun eğitim programlarını, seçili okulları ve lisansüstü eğitimi başarıyla tamamlayabilirler.

Mit: Zeki insanlar dislektik olamaz; eğer dislektikseniz çok da zeki olamazsınız.

Gerçek: Aksine, çok parlak bazı çocuklar okuma ve yazmada zorlanmaktadır. Disleksi her zeka seviyesindeki -ortalama, ortalama üstü ve üstün zekalı- öğrencilerde de görülebilir. Alanının önde gelen isimlerinden üstün yetenekli kişilerde de disleksi görülebilmektedir.

DİSLEKSİ, ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜNÜN BİR TÜRÜDÜR

Okuma sorunları için disleksi (dyslexia), yazı sorunları için disgrafi (disgraphia), matematik sorunları için diskalkuli (dyscalculia) terimleri kullanılmaktadır ve öğrenme bozukluğu bu sorunların tümünü içermektedir.

Disleksi belirtileri:

 

-Okurken kelime atlama

-Bazı harfleri birbirine karıştırma (b, d, p)

-Sayı saymada zorluk

-Okunaksız el yazısı

-Yönleri birbirine karıştırma

DİSLEKSİ

’Disleksi; okuma, yazma , dil, hafıza, mantık yürütme gibi, beklenen akademik becerilerini kazanmakta zorluk çeken çocuklarda görülen bir öğrenme bozukluğudur. Bu öğrenme bozukluğu bir hastalık değil, zihinsel süreçlere yönelik bir farklılık olarak değerlendirilmektedir. Toplumda disleksiye dair en önemli yanlış kanı disleksinin bir zeka geriliği olduğu zannedilmesidir. Oysa ki disleksi zekası normal ya da normalin üstünde olan bireylerde görülmektedir. Disleksi olan bireyler, zeka düzeyleri düşük olmadığı gibi özel yetenekli de olabiliyorlar. İlköğretimin ilk yıllarında doğru ve akıcı bir şekilde okuyup yazamama ile kendini belli eden bir sorundur. Bu bozukluğu taşıyanların en belirgin özelliği aynı yaş ve zekâ düzeyindeki diğer çocuklara kıyasla okuma düzeylerinin daha düşük olmasıdır. Ve yaş ilerlemesiyle birlikte öğrenme bozukluğunda azalma görülmemektedir. Bu yüzden öğrenme bozukluğu için küçük yaştan itibaren özel eğitime ihtiyaç duyulmaktadır.

DİSLEKSİ OLAN ÇOCUĞA YAKLAŞIMLAR

Çoğunlukla ebeveynler her çocuğun öğrenme ve gelişim alanlarında sorunsuz bir şekilde ilerlediği fikrine kapılıyorlar ancak gerçekte her bireyin güçlü ve zayıf yönleri vardır. Bir alanda güçlük yaşıyorsa, ilgi duyduğu veya başarılı olduğu diğer alanlarla ilgili de onunla konuşun.

Bir ebeveyn olarak çocuğunuzu en iyi siz tanırsınız; özel yeteneklerini keşfedin ve destekleyin. Güçlü yönleri ile ilgili onu yüreklendirin: Bırakın kendini güçlü yönleri tanımlasın, zayıf yönleri değil.

Bir ilgi alanı veya hobi belirlemesine yardımcı olun

Çocuğunuzun pozitif deneyimler yaşayabileceği özel ilgi alanlarını desteklemek ve ona bir hobi edindirmek çok önemlidir. Bu uğraşın veya alanın ne olduğu önemli değildir; önemli olan çocuğunuzun kendini başarılı hissetmesi, kendine olan güvenini geliştirmesi ve sürekli çalışıp çabalayarak diğerlerine yetişmesi gerektiği hissini bir kenara bırakmasıdır

Özel bir ilgi alanı olmadığını düşünüyorsanız farklı alternatifler deneyip üzerine konuşabilir, çocuğunuzun en çok neden zevk aldığını öğrenebilirsiniz. Onu farklı alanlarda desteklemeniz ve yanında olmanız, size ve kendine olan güvenini de pekiştirecektir.

Bu konuda önemli bir diğer nokta da bu alanı sizin değil, çocuğunuzun belirlemesidir. Ebeveynin belirlediği bir alanda ilerlemek zorunda olduğunu hissetmesi çocuğun üzerindeki beklentileri karşılama baskısını artırarak daha çok stres ve psikolojik probleme sebep olabilir.

Başarıları Kutlayın

Çocuklar başardıkları şeylerden dolayı takdir edilmelidir ve bu takdir sadece sonuç değil, süreç odaklı olmalıdır. Gösterdiği çabayı takdir edin ve onunla gurur duyduğunuzu gösterin. Örneğin çalışırken kendi hatasını farkedip düzelttiğinde de onu kutlayarak başarma isteğini destekleyebilirsiniz.

Unutmayın ki çocuğunuz, ona zor gelen bir şey için fazladan saatlerini harcıyor ve bu ona başlangıçta pek heyecan verici görünmeyebilir. Süreci daha eğlenceli hale getirmek ve motivasyonu yüksek tutmak için görevleri oyunlaştırıp ufak ödüller verebilirsiniz. Ancak bu noktada eğitimciler ile işbirliği içinde olmalı ve çocuğunuzu şımartmamalısınız.

Dinlenmesine ve Eğlenmesine İzin Verin

Bir ebeveyn olarak çocuğunuzun sınıfa ve akranlarına yetişmesi ile ilgili endişe yaşadığınız için ekstra dersler, özel eğitim ve ev ödevlerine oldukça fazla zaman ve enerji harcamak yönünde istekli olabilirsiniz. Ancak çocuğunuz dinlenme ve eğlenmeye hiç vakit bulamadığını hissederse ona sunduğunuz öğrenme fırsatlarına karşı direnç ve tepki gösterebilir.

Programı dışında ona verdiğiniz görevler ve ekstra çalışma ile ilgili onunla konuşun ve rahatlamak ve dinlenmek için yeterli zamanları olduğundan emin olun.

Okul ve Öğretmenleri ile Konuşun

Çocuğunuzun durumuya ilgili okulu bilgilendirin ve onlarla iş birliği içinde olmaya çalışın. Özgül öğrenme güçlüğü ve dislektik çocuklara karşı hassas olunması gereken noktaları onlarla paylaşın. Öğretmenleri ile iş birliği yaparak çocuğunuzun okulda yaşayabileceği olumsuz deneyimleri azaltabilir; onun motivasyonunu ve kendine olan güvenini daha yüksek tutabilirsiniz.

Başarı Hikayelerini Hatırlatın

Özgül öğrenme güçlüğü olan ancak ilgi duydukları alanda çok önemli işler başarmış ve tanınmış isimler vardır; Albert Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci, Walt Disney, Thomas Edison, Steve Jobs, Agatha Christie, John Lennon, Winston Churchill, Henry Ford, Jules Verne, Robin Williams, Orlando Bloom, Tom Cruise, Steven Spielberg, Jay Leno, Tommy Hilfiger, Muhammad Ali, Keira Knightley Cher, gibi. Bu hikayeleri onlarla paylaşın ve başarılarından ilham alarak yüreklenmelerini sağlayın.

Dislektikler oldukça yaratıcı, olaylara farklı perspektiflerden bakan, ezberbozan bireylerdir ve dünyamız onlar olmadan çok sıkıcı bir yer olurdu. Çocuklarınızın da iyi bir ekip desteği ve güçlü yönlerinin desteklenmesi ile çok başarılı olabileceklerini unutmayın.

DİSLEKSİ OLAN ÇOCUKLARA NASIL DAVRANMALIYIZ ?

Onun Yanında Olduğunuzu Hissettirin

Öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların okul deneyimleri ve günlük yaşantılarında akranlarından daha yoğun iniş ve çıkışlar yaşaması normaldir. Bu sebeple çocuğun en başından itibaren ailesinden koşulsuz şartsız destek ve sevgi göreceğine güven duyması çok önemlidir. Ona olan sevginizin başarılarıyla orantılı olmadığını göstermelisiniz

Zorlukları anladığınızı gösterin; ancak eğitimcileriyle çalışıp faydalı stratejiler öğrendikçe ve alıştırmalar yaptıkça bu zorlukların üstesinden geleceğini de söyleyin. Akademik çalışmalarına ve hayatına ilgi göstermeniz onun eğitim ve gelişim alanlarında yanında olduğunuzu ve onu desteklediğinizi hissetmesini sağlayacaktır. Ödevlerini yaparken onunla birlikte çalışıp, gelişimleri ile ilgili pozitif ve yapıcı geribildirim verin.

Ailemden muazzam destek gördüm. Beni cilalayıp parlatıyorlardı ve suyun üzerinde yürüyor gibi hissediyodum.” Toby Cosgrove, Dislektik, Ünlü Kalp Cerrahı, CEO ve Cleveland Clinic Başkanı

Sadece Problemlere Odaklanmayın

Çocuğunuzun özgüvenini desteklemek için gösterdiği çaba ve güçlü yönlerini dengeli olarak övmeli, hassas ve yapıcı eleştirilerde bulunmalısınız. Çocuğunuzun şimdiden ne kadar yol kat ettiğini vurgulayın; bir zamanlar yürüyemiyor, konuşamıyor ve kalem tutamıyordu. Eğer bu yetenekleri öğrenebildiyse ileride, zaman ve pratikle diğer becerileri de öğrenebilir.

Evde küçük işler vererek, ufak oyunlar oynayarak ona olan güveninizi hissettirip sorumluluk bilincini ve kendine olan güvenini pekiştirebilirsiniz. Basit işleri başarması daha zor olanları denemesi için onu motive edecektir.

Özel destek yavaş ilerleyen bir süreçtir ve bu süre çocuktan çocuğa farklılık gösterebilir; sabırlı olun ve bu süreçte gösterdiği olumlu değişimlere odaklanmayı unutmayın. Unutmayın ki büyük değişiklikler, küçük adımlarla gelir.

DİSLEKSİ OLAN ÇOCUKLARDA MOTİVASYON VE ÖZGÜVENİN ARTTIRILMASI İÇİN EBEVEYNLERE TAVSİYELER

Özgül Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocuklar akademik alanlarda zorluk yaşadıkları için çoğunlukla okulda veya evde tembel, yavaş ya da zeka olarak geri şeklinde damgalanabilmekte; “çalışsan yaparsın, umursamıyorsun, yaramazsın” şeklinde ithamlara maruz kalabilmektedirler. Ebeveyn veya öğretmenlerin bu tarz imaları ve karşılanamayan beklentiler, çocuklarda psikolojik örselenmelere ve benlik algısının olumsuz bir şekilde gelişmesine sebep olur.

Disleksinin getirdiği zorluklar çocuklarda engellenmişlik ve hayal kırıklığı yaratabilir; bunlar da zamanla özgüven eksikliği, motivasyon düşüklüğü, zorlayıcı birtakım davranışlar, içe kapanma, okul reddi gibi sorunlara sebep olabilir. Bu durum öğrenmeyi ve ilerlemeyi de olumsuz etkilediği için çocuğun yaşadığı psikolojik örselenmeleri pekiştirerek çocuğu ve aileyi daha büyük bir çıkmaza sokacaktır. Bu yüzden uzmanlardan olabildiğince erken destek alınması ve çocuğa uygun bir programda devam etmesi çok önemlidir.

 

DİSLEKSİ OLAN ÇOCUĞA NASIL DAVRANILMALI?

Disleksi olan çocuğu diğer çocuklarla kıyaslamayın. Özgül öğrenme güçlüğünün beyindeki yapısal ve işlevsel farklılıklardan kaynaklandığını unutmayın ve farklılığından ötürü çocuğunuzu yargılamayın. Disleksili bir çocuk yaşıtlarına ayak uyduramadığının farkında olabilir ve çabalarının yetersiz olduğu hissine kapılabilir; bu durum okulu oldukça stresli bir deneyim haline getirebilmektedir. Bu sebeple öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar kesinlikle diğer çocuklarla kıyaslanmamalı, onlara karşı sabırlı ve hoşgörüşlü olunmalıdır.

Üzgün, sinirli veya yılmış hissettiklerinde onlara diğer çocuklardan daha farklı bir şekilde öğrendiklerini hatırlatın. Bazen öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklar diğerlerinden daha yavaş veya daha az zeki olduklarını düşünebilirler. Oysa bilim gösteriyor ki dislektik çocuklar normal ve üstü bir zekaya sahiptir; öğrenme ve öğrendiklerini işleme şekilleri farklıdır.

DİSLEKSİ’NİN NEDENLERİ NELERDİR?

Öğrenme bozukluğunun ortaya çıkmasının tek bir nedeni yok. Doğum öncesi (yetersiz beslenme, annenin geçirdiği enfeksiyonlar, ilaç kullanma…), doğum sırasında (uzun ve zor doğum, plasenta ve göbek kordonu anomalileri…), doğum sonrası (doğumdan sonra nefes alana kadar geçen sürenin uzunluğu, erken yaşta ateşli hastalık, başa hızlı darbe…) ve kalıtsal (ailelerde öğrenme bozukluğu olan başka kişilerin mevcudiyeti) durumlara bağlı olarak kendini gösterebilir.

DİSLEKSİ TEDAVİ İLE ORTADAN KALKAR MI?

Disleksi’nin tedavi ile ortadan kalkması mümkündür, ancak burada belirtilen tedavi ilaç tedavisi değildir. Disleksi tedavisinde en etkili yöntem uzman kişilerin vermiş olduğu akademik ve psiko-pedagojik destektir. Bu destek sırasında özel öğretim teknikleri kullanılır.Böylece çocuk başarabilirim duygusunu kazanmış olur. Yaşıtlarıyla aynı seviyeye geldiği için öz güvenini geri kazanmış olur. Bu süreçte ailelerin çocuğa karşı sabırlı ve destekleyici olmaları gerekir. Çocuğu motive etmeliler. Aynı şekilde okuldaki öğretmenlerininde çocuğa karşı hoşgörülü ve destekleyici olması gerekmektedir.

DİSLEKSİ NASIL ANLAŞILIR?

Dislektik çocuklar “çini”yi “için” diye okurlar. 41’i 14 yazarlar, p’yi d, d’yi b yazarlar ve bir kelimeyi oluşturan harflerin sırasını hatırlayamazlar. Ödevlerini tahtadan alamazlar, kaybederler, kitaplarının yerini unuturlar, eşyalarını çoğunlukla kaybederler, içinde bulundukları yılı, günü ve mevsimi ayırt edemezler . Kahvaltıya öğle yemeği diyebilirler; dün, bugün ve yarını karıştırabilirler. Gördüklerini ya hatırlayamazlar ya da zihinlerinde canlandırmakta sorun yaşarlar.  Bu çocuklar, bir cümle ya da fikrin ortasından başlayabilirler ya da bir cümlenin ortasında duraksayabilirler. Bazı durumlarda toplama, çarpma yapabilirler; ama çıkartma ya da bölme yapamazlar. Kimi zamanda matematiği yalnızca zihinden yapabilirler, ama yazmakta sorun yaşarlar. Kelimeleri yüksek sesle söylerken harfleri ve heceleri atlayabilirler ya da harf veya hece ekleyebilirler.

Öğrenme Güçlüğü Nasıl Anlaşılır?

Özel Öğrenme Güçlüğü ( ÖÖG) genellikle ilkokul döneminde fark edilmeye başlar fakat; okul öncesinde de görülen bazı belirtileri vardır.

İlkokul döneminde görülen belirtiler:

*Okumayı öğrenmede zorlanma

*Harflerin yerini karıştırma

*Harflerin hecelerini ters yazma

*Okuduğunu anlamada güçlük

Okul öncesi dönemdeki belirtileri:

*Sağ-sol kavramını karıştırma

*Renkleri ve sayıları öğrenmede güçlük

DİSLEKSİ İLAÇLA TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Disleksi’nin ilaçla tedavisi mümkün değildir. Disleksi tedavisinde en etkili tedavi;  alanında uzmanlaşmış kişiler tarafından verilen  bireysel eğitimdir. Bu eğitim sürecinde uzman kişi özel öğretim yöntemlerini kullanır. Böylece çocuk yaşıtlarıyla arasındaki farkı kapatmış olur, öğrenebildiğini gördüğü için motivasyonu da artar.

DİSLEKSİ NE ZAMAN ANLAŞILIR?

Okuma eylemi sözlü dil ile ilişkili olduğundan, disleksi ile ilgili ipuçları çocuk okula başlamadan önce de görülebilir. Okul öncesi dönemde disleksi ile ilgili belirtilerin bazıları şunlardır:
• Yaygın çocuk şarkılarını öğrenmede zorluk
• Harflerin adını öğrenme ve hatırlamada zorlanma
• Kendi adındaki harfleri tanıma güçlüğü
• Sık kullanılan günlük kelimelerin sürekli ve ısrarlı olarak yanlış telaffuz edilmesi
• “Bak, tak, yak” veya “kedi, yedi” gibi kafiyeli sözcükleri üretme ve tanımada zorluk
• Nispeten geç konuşma ve ailede okuma problemi
Erken yaşta tespit ve gerekli desteğin alınmasıyla ileri ki yaşlarda yaşanacak problemler ve olumsuz benlik algısı gelişimi de önlenebilir.

Disleksi’nin Erken Belirtileri Nelerdir?

Konuşmada yaşanan gecikme Disleksi’nin erken belirtilerinden bir tanesidir. Bunun yanında kelimeleri tersine çevirerek söyleyebilirler. Sayıları, harfleri ve renkleri öğrenmede güçlük yaşarlar, geometrik şekilleri çizmede güçlük yaşarlar, dikkat ve konsantrasyon güçlükleri yaşayabilirler. Yönlerini karıştırabilirler, zamanı ve mekanı ayırt etmekte zorlanabilirler.Dün, bugün ve yarın kavramlarını karıştırabilirler. Koordinasyon güçlüğü yaşayabilirler (bisiklet sürerken, ip atlarken güçlük yaşarlar), kalemi hatalı tutabilirler.

Kelimeleri veya Sesleri Ters Yazmak Ne Demektir?

Öğrenme Güçlüğünün bir türü de disgrafidir. Disgrafi, kelimeleri veya sesleri birbirine karıştırmak veya tersten yazmaktır. Birbirine benzeyen sesler birbirine karışabilir. ‘d’ yerine ‘b’ veya ‘p’ yazılabilir. Aynı şekilde hecelerde tersten yazılabilir.’en’ yerine ‘ne’ yazılabilir. Ayrıca disgrafi olan bireyler sözcüklerin arasında boşluk bırakmadan yazarlar veya kelimeleri bölerek yazarlar.

Öğrenme Güçlüğü Yaşayan Birey Nasıl Anlaşılır?

Disleksi en yaygın ve bilinen anlamıyla ‘kelime kullanımında yaşanan güçlük’ anlamına gelir. Doğuştan gelen bir öğrenme bozukluğu olmasına rağmen okuma, yazma döneminde dikkat çekmektedir. Disleksi olan çocuklar akranlarından daha geç okur ve yazarlar, ayrıca kelimeleri doğru telaffuz edememeleri ve kelime dağarcıklarının sınırlı olması da disleksi olduklarına dair ipuçları verir bizlere.

Nörolojik kökenli bu bozukluk doğuştan olup beynin sol yarım küresindeki dil kullanımıyla ilgili bölümlerdeki farklılaşmayla okuma, yazma ve telaffuz edebilme yeteneklerinde görülen bozulmayla ortaya çıktığı söylenir. Beyin görüntüleme tekniklerinin göstergelerine bakılırsa, disleksi olan kişiler, bilgiyi farklı bir biçimde işliyorlar ve bu da sıralama yapma, okuma ve bilgiyi organize etme konularında çeşitli sorunlar yaşanmasına sebebiyet veriyor.

Okul Öncesi Dönemindeki Çocuklarda Öğrenme Güçlüğü

Yetersiz sözcük dağarcığına sahiptirler, sözcükleri bulmada ve isimlendirmede güçlük yaşarlar. Bazı kelimeleri söylerken hecelerin yerlerini değiştirebilirler. Portakal yerine ‘porkatal’ diyebilirler. B- M, F- V harflerini karıştırabilirler. Sayıları öğrenmede güçlük yaşayabilirler. Çok heceli kelimeleri tekrar ederken zorlanırlar. Kendilerine verilen yönergeleri akılda tutmakta zorlanırlar. Konuşma ve dil gelişiminde gecikmeler olmuştur.Top yakalarken ve ip atlarken zorluk yaşarlar.

Disleksi Hangi Yaşlarda Anlaşılabilir ve Kesin Tanısı Nasıl Konur?

Okul döneminde öğrenme zorluğu tanısı alan çocukların okul öncesi dönemde bir takım belirgin özellikleri olduğu artık fark edilmiş olsa da, kesin tanıyı koymak için, çocuğun ilkokula başlamasını beklemek gerekir. Okul öncesi dönemde, dikkat çekebilecek bazı noktalar şunlardır:

*Çocuğun emeklemeyi geç öğrenmesi ve emeklerken vücudunu uyumlu bir şekilde hareket ettirememesi

*Çocuğun konuşmayı geç öğrenmesi, cümle kurmakta yaşıtlarından geç kalması, bazı sözcükleri doğru telaffuz etmede yaşıtlarına göre zorluk çekmesi

*Çocuğun kavram öğrenmekte zorlanması, örneğin renk, sayı,şekil, zaman kavramları

*Çocuğun uzun süre el tercihinin oluşmaması, kalemi tutmada zorlanması

*Çocuğun, yaşıtları dinleyebildiği halde bir öykü kitabını sonuna kadar dinleyememesi, dinlediklerini anlatamaması

*Çocuğun, hazırlık sınıfında yapılan çizgi çalışmalarından kaçınması

Disleksi Hangi Yaşlarda Ortaya Çıkar? Cinsiyet Farkı Var Mıdır?

Genellikle ilkokula başlanıldığı sırada, okumaya başlangıç aşamasında kendini gösterebilir. Bu çocukların tahtaya yazılan yazıları defterlerine not etmeleri de zor olmaktadır. Defterlerde genelde uzun cümlelerin yerine kısa cümleler ve kelimeler bulunur. Bazı kelimeleri yazmayı unuttuklarından cümleler bazen anlaşılmaz olabilir. Yapılan araştırmalarda erkeklerde kızlarına oranla 3-4 kat daha fazla görüldüğü tespit edilmiştir.

Disleksinin Tedavi ile Ortadan Kalkması Mümkün Müdür?

Disleksinin tedavi ile ortadan kalkması mümkündür. Ancak buradaki tedavi ilaç tedavisi değildir. Disleksi tedavisi için en etkili yöntem bireysel akademik desteğin sağlanmasıdır. Çocuk bir uzman tarafından değerlendirmeye alınır. Zorlandığı alanların geliştirilmesi ve öğrenmesi için gerekli bütün alanların bir arada kullanılmasını sağlamak amacıyla özel bir eğitim programına başlanır. Bu çerçevede yapılan çalışmalar sonucu, çocuğun öğrenme kalitesi ve hızı artar, bu da çocuğun motivasyonunu artırır. Çocuk, zaman içinde, kendi açısından en verimli öğrenme ve ders çalışma yolunu keşfetmeye başlar.

Disgrafi Nedir?

Disgrafi yazma güçlüğünün adıdır. Disgrafi olan çocuklar b yerine d, p yazabilirler. Küçük- büyük harflere dikkat etmezler, noktalama hataları yaparlar. Kelimeleri hecelerine bölmekte zorlanırlar. Yazı yazarken kelimelerin arasında hiç boşluk bırakmazlar. Okunaksız el yazıları vardır.

Disleksi Belirtileri Nelerdir?

Disleksi olan bireyler; birbirine benzeyen harfleri (b, d, p) birbirine karıştırırlar. Okurken bazı kelimeleri atlarlar veya okudukları şeyleri birkaç defa okumak zorunda kalırlar çünkü okuduklarını anlamada güçlük çekerler. Okunaksız el yazıları vardır. Bir şeylere konsantre olmada, bir şeyleri sıralamada ve gruplandırmada güçlük çekerler. Grup içerisinde sıralarını beklerken zorlanırlar.

Öğrenme Güçlüğünün Nedenleri

Öğrenme Güçlüğünün kesin nedeni bilinmemekle beraber, yapılan araştırmalar sonucu;

*Kalıtsal-  Genetik etmenlere,

*Beyin yapısından kaynaklanan etmenlere,

*Çevresel bazı etmenlere(doğum öncesi, doğum sonrası ve doğum sırasında yaşanan bazı olumsuzluklar) bağlı olarak ortaya çıktığı gözlemlenmiştir.

Disleksi Tanısı ve Tedavisi

Disleksi tanısı için henüz bir test geliştirilmemiştir. Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuk uzman bir kişi tarafından değerlendirilmelidir. Yapılan bu klinik değerlendirme sonucunda tanı konulabilir. Disleksi hastalık olmadığı için ilaçla tedavisi mümkün değildir. Bu güçlüğün aşılabilmesi için en etkili yöntem özel eğitim teknikleri kullanılarak sağlanan bireysel akademik destektir. Böylece çocuk yaşıtları ile arasındaki farkı kapatmış olur .

Öğrenme Güçlüğü Nasıl Tedavi Edilir?

Özel Öğrenme Güçlüğü 4 başlık( disleksi, disgrafi, diskalkuli, dispraksi) altında toplanır. İlk olarak çocuğun bu alanların hangisinde zorluk yaşadığı tespit edilmelidir. Çocuk bunlardan birisinde, birkaçında veya hepsinde zorlanıyor olabilir. Bu tespiti uzman bir kişi yaptıktan sonra çocuğa özel eğitim teknikleri kullanılarak uzman bir eğitimci tarafından bireysel akademik destek verilmelidir. Böylece çocuğun yaşıtları ile arasındaki fark kapatılmış olur. Çocuk başarabildiğini gördüğü için öz güvenini geri kazanır.

Özel Öğrenme Güçlüğü Nedir?

Özel Öğrenme Güçlüğü (ÖÖG); çocuğun kronolojik yaşı, ölçülen zeka düzeyi ve aldığı eğitim göz önünde bulundurulduğunda dinleme, konuşma, yazma, sonuç çıkarma ve matematiksel yeteneklerin kazanılmasında yaşanan güçlüklerin genel adıdır. Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocukların zekaları normal veya normalin üstü düzeydedir. Çocuklar öğrenme Güçlüğü yaşadıkların için yaşıtlarından akademik olarak geri kalırlar.

Özel Öğrenme Güçlüğü Yaşayan Çocuklara Nasıl Davranılmalıdır?

Özel Öğrenme Güçlüğü Yaşayan çocukların psikolojik örselenmelerini önlemek için, çocuklara karşı sabırlı ve hoşgörülü olunmalıdır. Çocuklar başardıkları şeylerden dolayı takdir edilmelidir.  Bu çocukların özel çocuklar oldukları unutulmamalıdır, bu yüzden bu çocuklar diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır. Çocukların özel yeteneklerinin farkına varılıp, onlara yönlendirilmelidir. Çocukların öğrenmelerini eğlenceli hale getirilip, öğrendikleri şekilde öğretilmelidir. Çocuklarla çalışırken dikkatlerini dağıtacak eşyalar ortadan kaldırılmalıdır. Sevginin başarı ile orantılı olmadığı gösterilmelidir. Okuldaki öğretmenleri ile iş birliği yapılmalıdır.

Disleksi Olan Çocuklar Nasıl Davranır?

Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocuklar ilköğretim yıllarında; okula gitmede isteksizdirler, okuma- yazma ödevlerinden kaçınırlar, verilen talimatları takip etmede güçlük yaşarlar. Öğrendiklerini hatırlamada güçlük yaşarlar. Kendisine okunan hikayeyi anlamakta güçlük çekerler. Grup içerisinde sıranın kendilerine gelmesini beklerken sabırsızlanırlar. Yaptığı işe kendini veremez hayal kurar. Sıklıkla eşyalarını kaybederler.

Disleksi Olan Çocuklarda Zeka Geriliği Var mıdır?

Özel Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocuklara; akademik becerilerde güçlük yaşadıkları için okulda veya evde tembel ya da zeka olarak geri damgası vurulmaktadır. Bu da çocuklarda psikolojik örselenmelere sebep olur.
Oysa ki Öğrenme Güçlüğü yaşayan çocukların büyük çoğunluğu normal zekaya sahiptir.

Disleksi Kaç Yaşında Anlaşılır?

O-6 yaş arasındaki belirtiler:

*Konuşmada gecikme

*Kelimeleri yanlış söyleme

*Oyun oynarken çabuk sıkılma

*Sağ-sol kavramını karıştırma

*Renkleri karıştırma

İlk okul dönemindeki belirtileri.

*Okuma- yazmada güçlük çekme

*Bazı harfleri birbirine karıştırma

*Matematiksel bazı işlemleri yaparken zorluk yaşama

Özel Öğrenme Güçlüğünün (ÖÖG) Sebepleri Nelerdir?

Özel Öğrenme Güçlüğünün henüz kesin sebebi bilinmemekle beraber, bilinen bazı sebepleri şunlardır:

-Doğum Öncesi Sebepler (yetersiz beslenme, annenin geçirdiği hastalıklar,…)

-Doğum Sırasında Oluşan Sebepler (uzun ve zorlu doğum,…..)

-Doğumdan Sonra Oluşan Sebepler ( bebekken geçirilen ateşli hastalıklar….)

-Kalıtsal bazı sebepler ( genetik, ailede öğrenme bozukluğu olan kişilerin olması….)

Disleksi Nasıl Anlaşılır?

-Okurken kelime atlama

-Bazı harfleri birbirine karıştırma (b, d, p)

-Sayı saymada zorluk

-Okunaksız el yazısı

-Yönleri birbirine karıştırma

Disleksi Olan Ünlüler Kimlerdir?

-Albert Einstein, Mozart, Leonardo da Vinci, Walt Disney, Thomas Edison, Agatha Christie, John Lennon, Winston Churchill, Henry Ford, Stephen Hawkings, Jules Verne, Tom Cruise

 

DİSLEKSİLİ ÇOCUĞU OLAN EBEVEYNLERE ÖNERİLERİMİZ

Bu bozukluğun erken tanınması ve erken müdahalede bulunulması çok önemlidir. Eğer çocukları renkleri zor öğrenmiş, harfleri okumakta, yazmakta, matematik işlemlerinde, okuduğunu anlamada zorlanmış ya da zorlanmaktaysa ve bu durum çocuktan beklenen akademik performansın çok altında kalıyorsa bir uzmanla görüşüp konuyu değerlendirmekte fayda var. Beklemek sorunu çözmediği gibi zaman ilerledikçe hem tedavi masrafları artmakta hem de çocuk için psikolojik olarak örselenmelere sebep olmaktadır. Üstelik bunların hepsi çocuğun geleceğini çok ilgilendiren akademik alanda gerçekleşmekte ve çoğu zaman çocuğun okul ya da akademik hayata karşı olumsuz tutum geliştirmesine yol açmaktadır. Bu durum çok erken dönemlerde okul reddi olarak yön değiştirebilmektedir. Anne babaların ve eğitimcilere bu konuda büyük sorumluluk düşmektedir. Her çocuğun bir öğrenme hızı olduğu doğrudur ancak tüm yaşıtları bir şeyi yapmayı öğrenmişken eğer sadece bir ya da birkaç çocuk bu konuyu yapamıyorsa şüphelenmekte fayda var. Ayrıca çocuklarıyla ilgili şüphe duyan annelerle ilgili çok güzel bir istatistik var bunu paylaşmak isterim. Çocuklarının gelişiminden şüphe duyan her 10 anneden 8’i şüphelerinde haklı çıkıyorlar. Yani bu 10 çocuktan 8’i bir tanı alıyor. Bu çok önemli bir şey, bu nedenle anneler ve babalar bir şüphe duyuyorlarsa bu duygularına güvenebilirler. Çünkü çocuğunda gelişimsel olarak bir şeylerin yolunda gitmediğini anlıyorlar. Bazı örneklerde ise anne baba şüphelenmiş ancak öğretmenin durduğu örneklere bile rastlamak mümkün. Ancak bu sadece tedaviyi uzatmaktan ve çocuğun örselenmiş yaşantılar geçirmesinden başka bir işe yaramıyor. Bir grup öğretmen ise çocuğun başarısızlığını kendi başarısızlığı olarak gördüğü için tedaviye gitmesini istemiyor. Oysaki çocuk tedavi olsa öğretmenin de işi çok kolaylaşacak. Tabi ki bunlarla birlikte öğretmenin şüphelendiği ancak ailelerin kabul etmediği durumlar da var. Ailelerin ve öğretmenlerin korkmasını gerektirecek bir durum yok. Öğrenme güçlüğü iyi bir ekiple çok rahat tedavi edilebilir ve çocuklar akranları gibi okullarına sorunsuzca devam edebilirler. Yeter ki işbirliğine açık ve çocuğun yararına çalışan bir ekip olsun.

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ TEDAVİ EDİLEBİLİR Mİ?

Öğrenme güçlüğünün tedavisi bireyseldir. Birçok faktör bu bireysel durumda rol oynar. Çocuğun yaşı, zeka düzeyi, ne zaman fark edildiği, yaşıtlarıyla farkının ne kadar açıldığı, kaçıncı sınıfta olduğu, ailenin evde ne kadar destek sunacağı ve alacağı bireysel eğitimin kalitesi, ek başka bir gelişimsel sorunun olup olmadığı (dikkat eksikliği vb.) gibi çok sayıda faktör rol oynar. Ancak yaşıtlarıyla farkı çok açılmamış, ilkokulun daha erken dönemlerinde tespit edilen ve iyi bir eğitimci ile bireysel çalışmalar yürüten çocukların neredeyse tamamı yaşıtlarını yakalarlar ve öğrenme güçlüğünün belirtileri kaybolur. İlerlemiş yaştaki ve yaşıtlarıyla farkı çok açılmış olan çocuklar da ise okuma yazma yine kazandırılabilir ancak yaşıtlarını yakalamaları daha uzun zaman alır.

Öğrenme Güçlüğü Yaşayan Çocuğa Nasıl Bir Eğitim Verilmeli? Yaşıtları ile aynı okula mı gitmeli ? Yoksa farklı bir okulda mı eğitim almalı?

Öğrenme güçlüğü tanısı alan çocuklar akademik becerilerin dışında diğer gelişim alanlarında (sosyalleşme, günlük dil, olayları anlama ve yorumlama, arkadaşlık, kurallara uyma) herhangi bir sorun yaşamazlar. Bu nedenle ayrı bir okul gibi yaşıtlarından yalıtılmış bir ortamda eğitim görmelerini gerektirecek bir durum yoktur. Fakat akademik becerileri geri kaldığı için mutlaka bireysel olarak destek almak durumundadırlar. Bu destek öğrenme güçlüğü konusunda uzmanlaşmış bir eğitimci (özel eğitim uzmanı/sınıf öğretmeni) tarafından sunulmalı ve çocuk belirli periyotlarda bir başka uzman tarafından değerlendirilmelidir. Bu uzman çocuğun ilerlemesini talip edeceği gibi çocukta gelişecek ek tanıların da ortaya

çıkmasını engelleyici bir hizmet sunmalıdır. Ülkemizde bu çalışmaları ağırlıklı olarak çocuk psikiyatristleri ve psikolog/psikolojik danışmanlar yapmaktadır.

DİSLEKSİ EN ÇOK KIZLARDA MI ERKEKLERDE Mİ GÖRÜLÜR?

Yapılan tüm çalışmalar öğrenme güçlüğünün erkeklerde kızlara oranla 3-5 kat daha fazla görüldüğünü göstermektedir. Okul çağı çocuklarında görülme sıklığı bazı çalışmalarda %8-10 arasında bildirilmiştir. Çalışmalar İngilizce konuşulan ülkelerde öğrenme güçlüğünün daha yaygın olduğunu göstermektedir. Bu durumun dilin gramer yapısından kaynaklandığı düşünülmektedir. Türkçe gibi sondan eklemeli dillerde görülme sıklığı daha düşüktür ancak yine de bu oran %5-7 arasındadır.

ÖĞRENME GÜÇLÜĞÜ OLAN ÇOCUK NASIL ANLAŞILIR?

Öğrenme güçlüğü erken yaşlarda kendini gösteren bir bozukluktur. İlk belirtiler okul öncesi dönemde başlar. Bu çocukların renkleri, sayıları, günleri, haftaları, sağı-solu, zıt kavramları öğrenmede yaşıtlarına göre zorlandığı görülür. Ayrıca resim becerilerinde, gördüklerini kopya etmekte sorunları vardır. Bir grup çocukta el baskınlığı (lateralleşme) geç oluşur. Bazı çocuklarda ise çapraz lateralleşme diye tanımlanan el ve ayağın farklı taraflarda baskın olduğu durumlar görülür. Örneğin; sağ eli, sol ayağı baskındır. Okul yıllarında ise dikkatli olunduğunda ebeveynler ve öğretmenlerin fark etmesi çok daha kolaydır. Bu çocuklar genellikle okula çok motivasyonu yüksek olarak başlarlar. Bir süre sonra çeşitli harfleri ya öğrenemez ya da ters öğrenirler. Okurken ters okurlar ya da ters yazarlar. Bunun dışında okuma yazmayı hiç öğrenemeyen çocuklar da olabilir. Bazı çocuklar ise okumayı öğrenirler ancak bir türlü okuduğunu anlayamazlar. Bu durum herhangi bir öğretmen yetersizliği ya da ailenin ilgilenmemesi, yetersiz eğitim vermesi gibi bir durumla da açıklanamaz. Çoğu kez bu çocukların aileleri diğer ailelerin tersine çocuklarının okuma yazmaları üzerine daha çok ilgilidirler ve hep destek olurlar. Ancak tüm bunlara rağmen çocukların akademik becerileri geri kalır.

DİSLEKSİ (ÖÖG) NEDİR?

Öğrenme güçlüğü, zeka düzeyi normal ve ya normal üstü olan, okuma hızı, okuma kalitesi, okumayı öğrenme hızı, okuduğunu anlama-anlatma, yazma, matematik becerilerinin yaşıtlarına ve zekasına kıyasla; beklenenin altında olan bir öğrenme bozukluğu/gelişimsel farklılıktır. Kısaca çocuğun eğitim almasına karşın zekasından beklenen eğitimsel performansı gösterememesi olarak da tanımlanabilir.

DİSLEKSİ TESTİ

DİSLEKSİ TESTİ

Disleksi tanısı için geliştirilmiş bir test bulunmamaktadır. Tanı için konunun uzmanı bazı değerlendirmeleri yaparak, klinik görüşme ile tanıyı koyabilir. Bunun için öncelikle sorun yaşayan çocuğun ailesinden ve mümkünse eğitimcilerinden çocuğun genel akademik durumuyla ilgili ayrıntılı bir bilgi alınmalıdır. Daha sonra uzman ile çocuk bireysel görüşmeli ve çocuk değerlendirilmelidir. Eğer uzman çocuğun zekasında şüpheli bir durum görüyorsa zeka testi uygulaması gerekmektedir. Zeka testi sonucunda çocuğun normal zekaya sahip olması ayırıcı tanı için en önemli kriterdir. Ayrıca standart zeka testlerinden disleksi olan çocukların performans zeka bölüm puanları, sözel zeka bölüm puanlarından minumum 15 puan sapma yapmaktadır. Bu fark performans zeka bölümü lehinedir ve ayırıcı tanı için önemli bir kriterdir.

DİSLEKSİ EĞİTİMİ

Disleksi Eğitimi; disleksi alanında uzman eğitmenler tarafından yapılmalıdır.
Disleksi eğitiminde temel amaç, çocuğun yaşıtları ile olan farkının kapanmasıdır.
Disleksi eğitimi bir program dahilinde yapılmalı ve bu program bireysel olarak uygulanmalıdır.
Dislektik bireylerin eğitimi farklı olup sınıf içi kullanılan klasik öğrenme methodlarıyla öğrenemezler. Her çocuğa uygulanan yöntem bile farklılaşabilir. Yöntem konusunda esnek olunmalı ve mutlaka çocuğun öğreneceği eğitim tekniği uygulanmalıdır.

DİSLEKSİ TEDAVİSİ

”Disleksi Tedavisi” için sıralandırılmış aşamalar:

– Wisc-R testi uygulanır.

– Uygulanan testin sonucuna,testi uygulayan psikiyatrist, psikolog, aile ve okuldaki eğitmeninin gözlemleri ile tanılama aşaması tamamlanır.

– Disleksi alanında uzman özel eğitimci tarafından değerlendirme yapılır.

– Dislektik bireye ait BEP ( Bireyselleştirilmiş Eğitim Programı ) düzenlenir.

– Programın süresi ve uygulama sıklığı bireye göre değişen bir şekildedir. ( Her bireyin öğrenme hızı ve yaşıtları ile arasındaki akademik açığı farklıdır.)

– Uygulamanın sonunda yaşıtları seviyesine gelen çocuğa ihtiyaç durumlarında ara programlar uygulanabilir.

 

 

DİSLEKSİ NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR?

ÇOCUĞUM DİSLEKSİK Mİ?

Disleksik bireylerin aslında öğrenme kapasiteleri olmasına rağmen kendilerine uygun öğrenme yollarına ulaşamadıkları için okuma, yazma, heceleme, imla ve/veya matematikle sorunları vardır. Disleksik bireyler bunları öğrenebilir, ancak genellikle bu problemlerin üstesinden gelmek için özel eğitime ihtiyaç duyarlar. Yetenekli ve üretken zihinlere sahip bu bireylerin öğrenmelerinde bir farklılık söz konusudur.

 

DİSLEKSİK BİREYLERİN ORTAK ÖZELLİKLERİ

Birçoğumuzda bu özelliklerin bir iki tanesi bulunur. Bu bizim de disleksik olduğumuz anlamına gelmez. Disleksik bir insan bu özelliklerin birçoğuna çok uzun süre sahip olan ve bunlardan ötürü öğrenme güçlüğü çeken kişidir.

 

KONUŞMA

 

– Konuşmayı geç öğrenme

– Kelimeleri telaffuz etmede güçlük çekme

– Kelimeleri ve yaşa uygun gramer kurallarını öğrenmede güçlük çekme

– Verilen görevleri yapmakta güçlük çekme

– Önce/sonra, sağ/sol vb. ifadeleri karıştırma

– Alfabeyi, tekerlemeleri ve şarkıları öğrenmede güçlük çekme

– Kavramları ve ilişkilerini anlamada güçlük çekme

– Kelime hatırlama ve sorunları isimlendirmede güçlük çekme

 

OKUMA

 

– Okumayı öğrenmede güçlük çekme

– Kafiyeli kelimeleri öğrenmede güçlük çekme

– Kelimelerdeki heceleri saymakta güçlük çekme

– Kelimelerdeki sesleri duymakta güçlük çekme

– Kelimelerdeki değişik sesleri ayırt etmede güçlük çekme

– Harflerin seslerini öğrenmede güçlük çekme

– Harflerin isimlerini ve şekillerini hatırlamada güçlük çekme

– Okurken ve yazarken kelimelerdeki harflerin yerlerini değiştirme

– Çok kullanılan kısa kelimeleri yanlış okumak veya hiç okumama

– Uzun kelimeleri okurken bocalama

– Sesli veya sessiz okumada, genellikle kelimeler düzgün okunamadığı için anlama güçlüğü çekme

– Yavaş ve güçlükle sesli okuma

 

YAZMA

 

– Düşünceler kağıda dökmekte güçlük çekme

– Çok fazla yazım hatası yapma

 

DİSLEKSİK BİREYLERDEKİ DİĞER ORTAK ÖZELLİKLER

 

– Renkleri, nesneleri ve harfleri sıralı bir şekilde isimlendirmede güçlük çekme

– Listeler, tarifler ve olayları hatırlamada güçlük çekme

– Kavramları öğrenmek için onları defalarca görmek veya duymak zorunda olma

– Görsel veya işitsel uyarıcılarla dikkatin dağılması

– Okuldaki yazılılarda ve testlerde sürekli düşüş

– Öğretmenlerin çocuk için sürekli “biraz daha çalışsa olacak” veya “çok tembel” demesi

– Akrabalarda da benzer durumların olması

 

 

DİĞER BENZER BOZUKLUKLARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

 

DİSGRAFİ (EL YAZISI)

 

– Kötü ve yavaş yazma

– Pasaklı ve düzensiz kağıtlar

– Bakarak yazmakta güçlük çekme

– Motor becerilerde zayıflık

– Harfleri yazmak için gerekli el hareketlerini unutma

 

DİSKALKULİ (MATEMATİK)

 

– Sayı saymakta sorunlar yaşama

– Rakamları yanlış okuma

– Matematik işlemlerini hatırlamada ve yapmaka güçlük çekme

– Matematik problemlerini bakarak yazmakta ve yazıları düzenlemede güçlük çekme

– Birçok işlem hatası yapma

– Matematik terimlerini ve kavramlarını akılda tutmakta güçlük çekme

 

HİPERAKTİVİTE VE DİKKAT BOZUKLUĞU

 

– Dikkatsizlik

– Değişken dikkat

– Dikkati bir noktada toplayamama

– Dürtüsellik (dikkat ile ilişkili)

– Hiperaktivite

 

DİSPRAKSİA (MOTOR BECERİLERİ)

 

– Beden hareketlerini planlarken ve koordine ederken güçlük çekme

– Sesleri çıkarmak için gerekli yüz kaslarını koordine etmede güçlük çekme

 

İDARİ FONKSİYONLAR/DÜZENLEME BECERİLERİ

 

– Kağıtları kaybetme

– Zayıf zaman kavramı

– Ödevleri unutma

– Dağınık masa

– Çok fazla veri karşısında yorulma

– Yavaş çalışma

 

ÇOCUĞUMUN NEYE İHTİYACI VAR?

Eğer çocuğunuz okumada güçlük çekiyorsa ve bu yukarıda anlatılan özelliklerden birçoğuna sahipse, bir an önce disleksi vb. bozukluklarla ilgili bir değerlendirmeye alınması gerekebilir.

Disleksi vb. rahatsızlıklar uygun eğitimle okumayı ve düzgün yazmayı öğrenebilir ve diğer problemlerden kurtulabilirler.

 

 

DİSLEKSİ

Disleksi; Latince’de “bozukluk” ve “kelime” nin birleşiminden oluşmuş bir sözcüktür.
Disleksi terimini ilk kez 1896 yılında Dr. W.Pringle Morgan kullanmıştır.
1920’lerde ise Nörolog Samuel T. Orton tarafından özellikleri maddeler halinde belirlenmiştir
Disleksi okuma,yazma ve aritmetik becerileri etkileyen bir “Öğrenme Güçlüğü”çeşididir.-

DİSLEKSİNİN NEDENLERİ NEDİR ?

Disleksinin günümüze kadar bilimsel olarak belirlenmiş tam bir nedeni yoktur.Hala araştırmalar devam etmektedir.Kardeşlerde de görülme sıklığının yüzdesine bakarak, genetik geçişinin olduğu söylenebilir.